Boyun Ağrısı Kaynaklı Kulak Çınlaması ve Arasındaki Bağlantı: Atlas, Postür ve Tinnitus Mekanizması

boyun ağrısı kaynaklı kulak çınlaması, yani servikojenik tinnitus adı verilen durumun, atlas (C1) hizasızlığı, boyun düzleşmesi, postür bozukluğu ve fasya gerginliği gibi faktörlerle ilişkili olabileceğini gösteriyor.

Kulak çınlaması (tinnitus), çoğu kişinin düşündüğünün aksine sadece kulaktaki bir sorundan kaynaklanmayabilir. Araştırmalar; boyun ağrısı kaynaklı kulak çınlaması, yani servikojenik tinnitus adı verilen durumun, atlas (C1) hizasızlığı, boyun düzleşmesi, postür bozukluğu ve fasya gerginliği gibi faktörlerle ilişkili olabileceğini gösteriyor. Boyun bölgesindeki sinir, kas ve fasya yapılarının işitsel sistemle olan bağlantıları, çınlamanın şiddetlenmesine veya tetiklenmesine yol açabilir. Bu yazıda, boyun–postür–tinnitus ilişkisini bilimsel mekanizmalar ve fizik tedavi prensipleri ışığında ele alıyoruz.

Kulak çınlaması (tinnitus), çoğu kişinin sandığı gibi her zaman sadece kulaktaki bir hasardan kaynaklanmaz. Boyun, çene, postür ve fasya gibi kas-iskelet sistemi yapıları da, işitsel sistemi etkileyerek çınlamayı tetikleyebilir veya şiddetini artırabilir. Özellikle somatik tinnitus veya servikojenik tinnitus olarak adlandırılan alt grup, boyun ve çevresinden gelen duyusal sinyallerin işitsel merkezlerle etkileşimi üzerinden açıklanmaktadır.

Bu yazıda:

  • Boyun ve kulak çınlaması arasındaki olası bağlantıları,
  • Atlas (C1) hizalanmasının nörolojik etkilerini,
  • Boyun düzleşmesi ve postür bozukluğunun rolünü,
  • Fasya, trigeminal sistem ve otonom sinir sistemi açısından mekanizmaları,
  • Fizik tedavi ve manuel terapi yaklaşımlarını
    bilimsel literatür ışığında özetlemeye çalışacağım.

Önemli not: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Tinnitus ciddi bir altta yatan hastalığın bulgusu da olabilir. Buradaki bilgiler hiçbir şekilde tanı veya kişiye özel tedavi önerisi değildir; tanı ve tedavi mutlaka KBB hekimi, nörolog ve ilgili uzmanlar tarafından konulmalıdır.


1. Kulak Çınlaması Neden Boyun Kaynaklı Olabilir?

Kulak çınlaması, sadece iç kulaktaki kıl hücrelerinin hasarıyla ilişkili “klasik” işitsel tinnitus olmayabilir. Boyun, çene veya yüz bölgesindeki kas-iskelet sistemi kaynaklı uyaranlar da çınlamayı tetikleyebilir. Bu durum somatik tinnitus ya da boyun kaynaklı çınlama (servikojenik tinnitus) olarak adlandırılır.

Beyin sapında bulunan dorsal kohlear çekirdek, işitsel sinirden gelen sinyallerin ilk durağıdır. Bu çekirdek, sadece işitsel sinyalleri değil, aynı zamanda:

  • Trigeminal sinir (yüz ve çene duyusu)
  • Servikal sinirler (boyundan gelen duyusal bilgiler)

gibi somatosensoriyel kaynaklardan gelen sinyalleri de alır. Yani ses bilgisi, daha ilk istasyonda vücut-duyu bilgisiyle “karışır”.

Bu nedenle:

  • Boyundaki kas gerilimleri,
  • Eklem disfonksiyonları,
  • Fasya kaynaklı gerginlikler,

bu çekirdekteki nöral aktiviteyi değiştirerek kulakta aslında olmayan bir sesin hissedilmesine neden olabilir.

Çeşitli çalışmalar, tinnitus hastalarının yaklaşık %60–80’inde çene veya boyun hareketleriyle çınlamanın şiddetinin ya da tonunun değiştiğini bildirmektedir. Bu da somatosensoriyel sistemin, tinnitusu modüle edebildiğini göstermektedir.

Özetle:
Boyundan gelen anormal duyusal girdiler, işitsel sistemi “çapraz etkileyerek” kulakta çınlama algısını oluşturabilir veya var olan çınlamayı artırabilir.


2. Atlas (C1) Hizasızlığının Nörolojik Etkileri

Üst servikal omurga segmenti olan atlas (C1), gerek nörolojik gerek biyomekanik açıdan özel bir bölgede konumlanır. Atlas, kafa tabanı ile omurilik arasında kritik bir geçiş noktasıdır ve etrafında:

  • Yoğun proprioseptif reseptör içeren suboksipital kaslar,
  • Beyin sapı ve üst omurilik,
  • Vertebral arterler ve venöz yapılar

bulunur.

Bu bölgedeki kasların, normal iskelet kaslarına kıyasla 10–100 kat daha fazla proprioseptif reseptör içerdiği gösterilmiştir. Bazı kaynaklara göre, bu kas liflerinin sinir uçlarının önemli bir kısmı duyusal (afferent) yapıdadır. Bu da atlas bölgesini, duruş ve denge algısında ana kontrol noktalarından biri haline getirir.

Atlas hizalanması bozulduğunda:

  1. Proprioseptif girdi artışı ve “gürültü”
    • Suboksipital kaslarda kronik gerginlik oluşur.
    • Bu kaslardan beyin sapına aşırı ve anormal duyusal sinyal iletilir.
    • Vestibüler ve işitsel çekirdekler bu sinyallerden etkilenebilir.
  2. Lokal sinir irritasyonu ve trigemino-servikal kompleks aktivasyonu
    • C1–C2 düzeyindeki sinir kökleri (C1, C2) irritasyona uğrayabilir.
    • Bu sinirler trigeminal sistemle bağlantılıdır.
    • Yüz ağrısı, baş ağrısı, kulak çevresinde ağrı ve tinnitus gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
  3. Damar yapılarının etkilenmesi
    • Atlas hizasızlığı, vertebral arter seyrini ve hemodinamiği etkileyebilir.
    • İç kulak ve beyin sapı kan akımındaki değişimler; vertigo, dengesizlik ve bazı vakalarda tinnitus ile ilişkilendirilmiştir.

Atlas terapisi veya üst servikal odaklı manuel teknikler sonrasında:

  • Baş dönmesi,
  • Boyun ağrısı
  • Bazı hastalarda da kulak çınlamasında azalma

bildiren pilot çalışmalar ve vaka serileri mevcuttur. Kanıt düzeyi henüz düşük olsa da, mekanizma açısından biyolojik olarak mantıklıdır ve bu alandaki araştırmalar devam etmektedir.


3. Boyun Düzleşmesi (Servikal Lordoz Kaybı) Neden Çınlamayı Artırabilir?

Sağlıklı boyun omurgasında hafif bir servikal lordoz (öne doğru konveks eğri) bulunur. Boyun düzleşmesi (servikal lordoz kaybı) durumunda ise:

  • Boyun omurları daha dik hale gelir,
  • Yük dağılımı bozulur,
  • Kas, bağ ve disklerde anormal gerilim oluşur.

2023 tarihli bir klinik çalışmada kronik boyun ağrısı olan hastalar incelenmiş ve:

  • Servikal lordoz kaybı olanlarda tinnitus görülme oranı ≈ %25,
  • Lordozu normal olanlarda ≈ %17 bulundu.

Aradaki fark tinnitus için anlamlı olmasa da, vertigo (baş dönmesi) ve tinnitus+vertigo birlikteliği düzleşmiş boyun grubunda anlamlı olarak daha sık görülmüştür. Bu da servikal postür bozukluğunun denge ve işitme semptomlarını etkileyebileceğini düşündürmektedir.

Olası mekanizmalar:

  • Vertebral arter hemodinamiği:
    Boyun düzleşmesinde, vertebral arterlerin doğal kıvrımları ve gerginliği değişebilir. Bu, iç kulak ve beyin sapı kan akımını etkileyerek kulak yapılarının hassasiyetini artırabilir.
  • Proprioseptif bozukluk:
    Düzleşmiş boyun, servikal proprioseptörlerden gelen sinyallerin kalitesini bozar. Bu hatalı duyusal giriş, vestibüler ve işitsel merkezlerde “gürültü” oluşturarak tinnitus ve vertigo hissini tetikleyebilir.
  • Kas gerginliği ve ileri baş postürü:
    Başın ağırlık merkezinin öne kayması; suboksipital kaslar, üst trapez, levator skapula gibi kaslarda kronik gerginlik yaratır. Bu kaslardan gelen yoğun sinyal akışı, tinnitusu modüle edebilir.
  • Eşlik eden çene problemleri:
    Boyun düzleşmesi çoğu zaman diş sıkma (bruksizm) ve temporomandibular eklem (TME) bozuklukları ile birlikte görülür. Bu sendromik birliktelik, somatik tinnitusu artıran önemli bir faktör olabilir.

Sonuç olarak:
Boyun düzleşmesi, her hastada çınlamaya yol açmasa da, boyun kaynaklı (somatik) tinnitus varlığında tabloyu derinleştiren bir kolaylaştırıcı faktör olarak değerlendirilmelidir.


4. Fasya, Mekansal Gerginlik ve Trigeminal Modülasyon

Fasya, kasları, kemikleri ve sinirleri saran üç boyutlu bağ dokusu ağıdır. Boyun ve baş bölgesindeki fasyal gerilim, hem lokal hem de uzak yapılara etki edebilir.

Myodural bağlantılar

Üst servikal bölgede bazı kaslar (örneğin m. rectus capitis posterior minor), myodural köprü adı verilen yapılarla dura mater’e (beyin zarına) bağlanır. Bu bağlantılar:

  • Boyun hareketleriyle beyin zarında gerginlik değişiklikleri yaratabilir,
  • Baş ağrısı ve bazı duyusal fenomenlere yol açabilir.

Bu mekanizmanın tinnitus üzerindeki etkisi tam aydınlatılamamış olsa da, fasya üzerinden iletilen gerilimlerin trigeminal sistem ve damar yapıları üzerinden kulakla ilişkili yapılara etki etmesi biyolojik olarak olasıdır.

Trigeminal modülasyon

Trigeminal sinir, yüz ve çene duyusunu taşır. Beyin sapında, trigeminal çekirdekler ile üst servikal sinir çekirdekleri yakın komşuluktadır. Bu kompleks:

  • Boyun fasyasından gelen gerginlik,
  • Çene eklemi ve çiğneme kaslarındaki kasılma

ile uyarıldığında, işitsel sistemdeki sinir ağlarını da etkileyebilir. Hayvan ve insan çalışmalarında, kohlear nükleus düzeyinde trigeminal ve somatosensoriyel girdilerin işitsel sinyalleri modüle edebildiği gösterilmiştir.

Miyofasiyal tetik noktalar ve tinnitus

Örneğin sternokleidomastoid (SCM) kasındaki tetik noktalar:

  • Kulağa yansıyan ağrı,
  • Baş dönmesi,
  • Kulak çınlaması benzeri semptomlarla ilişkilendirilmiştir.

SCM’ye uygulanan manuel terapi veya tetik nokta inaktivasyonu sonrasında tinnitus şikayetinde azalma bildiren vaka çalışmaları mevcuttur. Kanıt düzeyleri düşük (vaka raporu, küçük seriler) olsa da, fasya–trigeminal–kulak üçgenini destekleyen önemli klinik gözlemlerdir.


5. Postürün Kulağa Etkisi: Afferent ve Efferent Yollar

Postür; yani vücudun, özellikle de baş ve boyun pozisyonunun, hem gelen duyusal sinyaller (afferent) hem de merkezden çıkan sinyaller (efferent) üzerinden işitme ve denge sistemine etkisi vardır.

Afferent boyut

  • Baş ve boyun pozisyonu değiştiğinde, servikal eklemler ve kaslardaki proprioseptörler farklı sinyaller üretir.
  • Kötü postür (özellikle sürekli öne eğik baş) bu reseptörlerde adaptasyon bozukluğu ve hatalı sinyal üretimine yol açabilir.
  • Bu da vestibüler çekirdekler ve kohlear çekirdeklerde farklı aktivasyon paternleri yaratabilir.

Somatik tinnitusun tipik bulgularından biri, boyun veya çene hareketleriyle çınlamanın şiddetinin değişmesidir. Bu, afferent mekanizmanın klinik karşılığıdır.

Efferent boyut ve otonom sinir sistemi

Kronik kötü postür:

  • Sempatik sinir sistemi aktivitesini artırabilir,
  • İç kulağın kan akımını ve orta kulak kaslarının tonusunu değiştirebilir,
  • Eustachi tüpü fonksiyonunu etkileyerek kulakta dolgunluk ve tinnitus hissine katkıda bulunabilir.

Postür düzeldiğinde:

  • Kas gerginliği azalır,
  • Dolaşım iyileşir,
  • Hem afferent hem efferent yollar normalleşmeye başlar.

Bu nedenle, özellikle somatik bileşeni olan tinnitus hastalarında postür eğitimi ve boyun egzersizleri, tedavi yaklaşımının önemli bir parçası olarak değerlendirilmektedir.


6. Klinik Gözlemler Neler Söylüyor?

Klinik pratikte:

  • Tinnitus hastalarının önemli bir kısmı aynı zamanda boyun ağrısı, sertliği veya postür bozukluğu tarif eder.
  • Büyük anket çalışmalarında, tinnitusluların yaklaşık %60–70’inde boyun veya çene şikayetleri bildirilmiştir.

Deneyimli KBB hekimleri ve fizyoterapistler, aşağıdaki durumlarla sık karşılaşmaktadır:

  • Başını belirli bir yöne çevirdiğinde çınlaması değişen hastalar,
  • Boynuna bası uygulandığında, çenesini sıktığında ya da çiğneme hareketi yaptığında çınlaması artan veya azalan hastalar,
  • Boyunluk kullanımı, manuel terapi veya tetik nokta tedavileri sonrası çınlamasında azalma bildiren vakalar.

Bu gözlemler, kanıt seviyesi açısından uzman görüşü / vaka serisi düzeyinde olsa da, bilimsel araştırmalar için önemli bir çıkış noktası oluşturmuştur.


7. Bilimsel Araştırmalar Boyun–Tinnitus İlişkisi Hakkında Ne Diyor?

Son 20 yılda, somatosensoriyel/servikojenik tinnitus üzerine yapılan çalışmalar artmıştır:

  • Hayvan çalışmaları, servikal sinirlerin uyarılmasıyla dorsal kohlear çekirdek nöronlarının aktivitesinde tinnitus benzeri değişiklikler oluşabildiğini göstermiştir.
  • İnsan çalışmalarında, boyun ağrısı olan tinnitus hastalarında beyin sapı aktivite paternlerinin farklı olabileceği öne sürülmektedir.
  • Sistematik derlemeler, boyun ve tinnitus arasında bir ilişki olduğunu ancak kanıt kalitesinin henüz düşük–orta düzeyde olduğunu belirtmektedir.

Önemli bir randomize kontrollü çalışma

Michiels ve arkadaşlarının 2016’da yaptığı bir randomize kontrollü çalışma:

  • Servikojenik tinnitus tanısı konmuş hastalarda,
  • 6 haftalık multimodal servikal fizyoterapi programının,
  • Tinnitus şiddetini anlamlı düzeyde azaltabildiğini göstermiştir.

Bu çalışmada hastaların yaklaşık %50’sinde klinik açıdan anlamlı iyileşme bildirilmiştir. Bu, fizik tedavinin somatik tinnitus alt grubunda potansiyel olarak etkili olabileceğine dair önemli bir kanıttır.

Bimodal nörostimülasyon ve yeni yaklaşımlar

Tinnitus için geliştirilen bimodal uyarım (örneğin işitsel uyaran + trigeminal/dil ucu uyarımı) içeren cihazların, klinik çalışmalarda tinnitus şiddetini azaltabildiği gösterilmiştir. Bu, somatosensoriyel sistemin işitsel sistemle yakından ilişkili olduğunu ve tedavide de hedeflenebileceğini bir kez daha göstermektedir.

Genel olarak:
Bilimsel literatür, boyun ve somatosensoriyel sinyallerin tinnitusu etkileyebildiğini desteklemektedir; ancak hangi alt grupta, ne oranda ve hangi tedaviyle en iyi yanıt alındığı konusu halen araştırma aşamasındadır.


8. Hangi Durumlar Tehlike Sinyalidir?

Her tinnitus, iyi huylu somatik bir sorundan kaynaklanmaz. Aşağıdaki durumlar “kırmızı bayrak” kabul edilir ve gecikmeden tıbbi değerlendirme gerektirir:

  • Tek taraflı (unilateral) tinnitus ve aynı kulakta belirgin işitme kaybı / basınç hissi
  • Pulsatil tinnitus: Kalp atımıyla senkron, nabız gibi duyulan çınlama
  • Tinnitusla birlikte:
    • Yüzde uyuşma veya güçsüzlük
    • Yürüme bozukluğu, dengesizlik
    • Görme bozuklukları
    • Konuşma bozulması, yutma güçlüğü
  • Travma sonrası (kafa veya boyun) ani başlayan çınlama
  • Ani işitme kaybı ile birlikte ortaya çıkan şiddetli tinnitus

Bu bulgularda:

  • Akustik nörinom,
  • Beyin damar hastalıkları,
  • Anevrizma, diseksiyon,
  • İç kulak travması

gibi ciddi patolojiler dışlanmalıdır. Bu nedenle, bu tür belirtiler varsa öncelik her zaman KBB ve nörolojik değerlendirme olmalıdır.


9. Fizik Tedavi ve Manuel Terapi Yaklaşımı

Somatik/servikojenik tinnitus düşünülen vakalarda fizik tedavi ve manuel terapi, bütüncül tedavi yaklaşımının bir parçası olarak değerlendirilebilir.

a) Değerlendirme

Öncelikle:

  • Boyun hareket açıklığı,
  • Kas spazmları ve tetik noktalar,
  • Duruş bozuklukları,
  • Nörolojik muayene

ayrıntılı yapılır. Boyun veya çene hareketleriyle tinnitusun değişip değişmediği gözlemlenir.

Tinnitus:

  • Boyun hareketleriyle artıyor/azalıyorsa,
  • Beraberinde belirgin boyun ağrısı, sertliği veya postür bozukluğu varsa,

somatik bileşen daha olasıdır ve fizik tedaviden fayda görme ihtimali artar.

b) Manuel terapi

  • Üst servikal segmentler (C0–C1, C1–C2) ve diğer servikal eklemlere yönelik nazik mobilizasyon teknikleri kullanılabilir.
  • Amaç; eklem hareket açıklığını artırmak, kas gerginliğini azaltmak ve anormal duyusal girdileri normalize etmektir.
  • Daha yüksek riskli manipülasyonlar, yalnızca uygun endikasyon ve eğitimli uzman tarafından, gerekliyse düşünülmelidir.

c) Miyofasiyal ve yumuşak doku teknikleri

  • SCM, üst trapez, levator skapula, suboksipital kaslar gibi bölgelerdeki tetik noktalar,
  • Yumuşak doku mobilizasyonu, masaj, tetik nokta basısı ve germe teknikleriyle hedeflenebilir.

Bu yaklaşım, kas iğciği ve fasya kaynaklı anormal afferent sinyalleri azaltmayı amaçlar.

d) Postür eğitimi ve ergonomi

  • Oturuş, ayakta duruş, telefon–bilgisayar kullanımı gibi günlük postür alışkanlıkları düzenlenir.
  • Başın öne fazla gitmesini engelleyen chin tuck gibi egzersizler öğretilir.
  • Monitör yüksekliği, yastık seçimi, çalışma masası düzeni gibi ergonomik konular ele alınır.

e) Terapötik egzersiz programı

Bu kısım bir sonraki başlıkta ayrıntılı anlatılmakla birlikte, servikal egzersizler:

  • Kas kuvvetini,
  • Esnekliği,
  • Proprioseptif kontrolü

artırmayı hedefler. Egzersizler, genellikle ev programı olarak da devam eder.

Önemli: Fizik tedavi ve manuel terapi, ancak doğru hasta seçildiğinde anlamlı fayda sağlayabilir. Her tinnitus hastasında boyun tedavisi işe yaramaz. Bu nedenle değerlendirme ve planlama mutlaka fizyoterapist ve ilgili branş hekimi iş birliğiyle yapılmalıdır.


10. Egzersiz Prensipleri (Genel Bilgilendirme – Reçete Değildir)

Boyun kaynaklı çınlama olasılığı olan hastalarda egzersiz, tedavi yaklaşımının temel taşlarından biridir. Ancak egzersiz programı kişiye özeldir; burada yer alan bilgiler genel prensipler olarak görülmelidir.

1) Germe (stretching)

Amaç:

  • Boyun ve omuz kuşağı kaslarının gerginliğini azaltmak,
  • Dolaşımı artırmak ve kaslardan gelen anormal sinyalleri hafifletmektir.

Örnek germe bölgeleri:

  • Üst trapez
  • Levator skapula
  • SCM
  • Suboksipital kaslar

Her germe:

  • Ağrısız sınırlar içinde,
  • 20–30 saniye,
  • Günde birkaç tekrar şeklinde uygulanabilir (uzman önerisiyle).

2) Postüral düzeltme ve güçlendirme

  • Chin tuck (çeneyi hafifçe geriye çekme) egzersizi ile derin servikal fleksörlerin aktivasyonu,
  • Kürek sıkıştırma ile skapular stabilizasyon,
  • Göğüs kaslarını esnetme ve sırt kaslarını güçlendirme çalışmaları yapılabilir.

Amaç, ileri baş postürü ve üst çapraz sendromu tersine çevirerek boynun yükünü azaltmaktır.

3) Mobilite ve propriosepsiyon

  • Servikal hareket açıklığını koruyan kontrollü baş hareketleri,
  • Denge ve baş–göz koordinasyonunu hedefleyen hafif çalışmalar (ileri seviyede)

boyun–vestibüler–işitsel sistem uyumunu geliştirebilir.

4) Nefes ve gevşeme

  • Diyafragmatik solunum,
  • Progresif kas gevşetme,
  • Mindfulness temelli gevşeme egzersizleri

hem kas tonusunu hem de stres kaynaklı tinnitus dalgalanmalarını azaltmada yardımcı olabilir.

5) Genel aerobik aktivite

  • Düzenli yürüyüş,
  • Bisiklet,
  • Yüzme gibi orta tempolu aktiviteler

tüm vücut dolaşımını ve genel iyilik halini destekler.

Uyarı: Her egzersiz programı, kişinin genel sağlık durumu, yaş, eşlik eden hastalıkları ve nörolojik durumu dikkate alınarak planlanmalıdır. Yeni bir egzersiz programına başlamadan önce mutlaka doktorunuza ve gerektiğinde fizyoterapistinize danışmanız gerekir.


Sonuç: Boyun, Postür ve Kulak Çınlaması Arasındaki Bağ – Ne Biliyoruz, Ne Bilmiyoruz?

  • Boyun, çene, fasya ve postür, kulak çınlaması üzerinde rol oynayabilen önemli yapılar olarak giderek daha fazla ilgi görmektedir.
  • Somatosensoriyel/servikojenik tinnitus, bilimsel olarak kabul edilen bir alt tip olmakla birlikte, hangi hastalarda ve ne oranda görüldüğü halen araştırılmaktadır.
  • Hem nörofizyolojik hem klinik çalışmalar, bazı hastalarda boyun tedavisinin tinnitus şiddetini azaltabildiğini göstermektedir.
  • Buna karşın, kanıt düzeyi henüz her hasta için standart bir tedavi protokolü önerecek kadar güçlü değildir.

Bu nedenle:

  • Tinnitus her zaman ciddiye alınmalı,
  • Öncelikle KBB, nöroloji ve gerekirse diğer branşlar tarafından hayati risk taşıyan nedenler dışlanmalı,
  • Somatik bileşen düşünülen uygun hastalarda ise, fizik tedavi ve manuel terapi bütüncül bir yaklaşımın parçası olarak değerlendirilmelidir.

Bu yazı, mevcut bilimsel literatür ve klinik gözlemlerden derlenmiş bir bilgilendirme yazısıdır. Kendi şikayetleriniz için mutlaka bir sağlık profesyoneline başvurmanız, tanı ve tedavi planınızı hekiminizle birlikte oluşturmanız gerekir.

Boyun Kaynaklı Kulak Çınlaması Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Aşağıdaki sorular, boyun ağrısı ile ilişkili kulak çınlaması (servikojenik tinnitus) yaşayan danışanlarımızın en çok merak ettiği başlıkları kapsamaktadır. Buradaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza ve fizyoterapistinize danışın.

1. Boyun kaynaklı kulak çınlaması (servikojenik tinnitus) nedir?

Boyun kaynaklı kulak çınlaması, kulakta yapısal bir sorun olmasa bile boyun kasları, fasya, eklemler veya sinirlerden gelen anormal sinyallerin işitsel sistemi etkilemesiyle ortaya çıkan çınlama tipidir. Üst servikal omurlar, atlas (C1) bölgesi ve postür bozuklukları bu tabloya eşlik edebilir.

2. Çınlamamın boyundan mı, yoksa kulaktan mı geldiğini nasıl anlayabilirim?

Bunun kesin ayrımı için KBB uzmanı ve gerekirse odyolojik testler şarttır. Ancak somatik / boyun kaynaklı çınlamayı düşündüren bazı ipuçları şunlardır:

  • Boyun hareketleriyle (sağa-sola çevirme, öne eğme vb.) çınlama şiddetinin değişmesi,
  • Boyun, ense veya omuz bölgesinde belirgin gerginlik ve ağrı olması,
  • Çeneyi sıkınca, dişleri sıktığınızda veya çeneyi yana kaydırdığınızda sesin tonunun değişmesi,
  • Uzun süre masa başında kaldıktan sonra çınlamanın artması.

Yine de bu bulgular tek başına tanı koydurmaz; önce KBB değerlendirmesi ve kırmızı bayrakların dışlanması gerekir.

3. Hangi durumlar tehlike (kırmızı bayrak) kabul edilir?

Aşağıdaki durumlarda boyun egzersizi veya manuel terapi beklemeden, acilen KBB / nöroloji / acil servise başvurmanız gerekir:

  • Tek kulakta aniden başlayan ve ileri işitme kaybıyla birlikte seyreden çınlama,
  • Nabızla senkron (pulsatil) bir uğultu veya şırıltı duymanız,
  • Çınlamaya eşlik eden yüz felci, kol-bacak güçsüzlüğü, çift görme, konuşma bozukluğu, şiddetli baş dönmesi,
  • Ciddi kafa veya boyun travması sonrasında başlayan şiddetli çınlama ve baş ağrısı,
  • Ani başlayan, çok şiddetli çınlama ile birlikte hızlı işitme kaybı.

Bu bulgular, yalnızca boyunla açıklanamayacak, daha ciddi durumların habercisi olabilir.

4. Atlas (C1) hizasızlığı kulak çınlamasını nasıl etkileyebilir?

Atlas bölgesi; yoğun propriyoseptif reseptörler içeren kaslar, fasya ve sinir ağlarıyla beyin sapına bilgi taşır. C1 hizasındaki bozulmalar:

  • Suboksipital kaslarda kronik gerginlik oluşturabilir,
  • Trigeminal ve üst servikal sinirler üzerinden işitsel çekirdekleri etkileyebilir,
  • Vertebral arter kanlanmasını dolaylı olarak değiştirebilir.

Bu mekanizmalar, bazı kişilerde kulak çınlaması ve baş dönmesi gibi şikâyetlerin artmasına zemin hazırlayabilir. Yine de bu ilişki her hastada birebir görülmez; mutlaka klinik değerlendirme gerekir.

5. Boyun düzleşmesi kulak çınlamasını artırır mı?

Son yıllardaki çalışmalar, servikal lordoz kaybı (boyun düzleşmesi) olan kişilerde vertigo ve kulak çınlamasının daha sık görülebildiğini gösteriyor. Boyun düzleşmesi:

  • Başın ağırlık merkezini öne taşıyarak kas gerginliğini artırır,
  • Vertebral arter hemodinamiğini etkileyebilir,
  • Propriyosepsiyon ve denge mekanizmalarını bozabilir.

Bu nedenle, özellikle masa başında çalışan ve hem boyun ağrısı hem çınlama yaşayan kişilerde postür düzeltme ve egzersiz programı önem kazanır.

6. Fizik tedavi ve manuel terapi çınlamayı tamamen geçirir mi?

Mevcut bilimsel çalışmalar, doğru seçilmiş servikojenik tinnitus vakalarında boyun odaklı fizik tedavi ve manuel terapinin çınlama şiddetini azaltabileceğini gösteriyor. Ancak:

  • Her hastada tam düzelme %100 garanti edilemez,
  • Bazı hastalarda belirgin azalma, bazılarında kısmi rahatlama olur,
  • Başarı oranı; boyun probleminin derecesi, eşlik eden kulak hastalıkları, stres düzeyi ve egzersiz uyumuna bağlıdır.

Fizyonet’te yaklaşımımız, önce riskleri dışlayıp sonra boyun-postür-fasya dengesini iyileştirmeye yönelik bir program planlamaktır.

7. Boyun egzersizi yaparken kulak çınlamam artarsa ne yapmalıyım?

Hafif dalgalanmalar normal olabilir; sinir sistemi yeni duruma uyum sağlamaya çalışırken birkaç gün içinde yatışabilir. Ancak:

  • Egzersizle birlikte çınlama belirgin ve kalıcı şekilde artıyorsa,
  • Baş dönmesi, bulanık görme, bulantı gibi şikâyetler ekleniyorsa,
  • Boyunda keskin ağrı veya kola yayılan şiddetli uyuşma oluyorsa

o egzersizi durdurup mutlaka fizyoterapistinizle tekrar değerlendirme yapmanız gerekir. Program kişiye göre yeniden düzenlenmelidir; egzersiz asla körlemesine reçete gibi uygulanmamalıdır.

8. Boyun tedavisiyle iyileşme görmek ne kadar sürer?

Bu süre kişiden kişiye değişir. Genel klinik gözlemlere göre:

  • İlk 3–4 seansta genellikle boyun ağrısı ve gerginlikte azalma hissedilir,
  • Çınlama şiddetindeki değişiklik çoğu kişide 4–6 hafta içinde daha net ortaya çıkar,
  • Postür ve fasya dengesi için ise en az 8–12 haftalık düzenli egzersiz önerilir.

Tedaviye yanıt; yaş, eşlik eden hastalıklar, uyku düzeni, stres durumu ve egzersiz uyumuna göre farklılık gösterir.

9. Hangi durumlarda doğrudan KBB veya nörolojiye yönlendirilirim?

Fizyonet’te yapılan değerlendirme sırasında aşağıdaki bulgular varsa, önceliğimiz sizi ilgili uzmana yönlendirmektir:

  • Tek taraflı, ilerleyici işitme kaybı ve çınlama,
  • Nabızla uyumlu, ritmik “vınlama / uğultu” tarifleri,
  • Nörolojik defisit (yüz asimetrisi, denge kaybı, güçsüzlük vb.),
  • Travma öyküsü veya ciddi sistemik hastalık şüphesi,
  • Ani işitme kaybı veya akut şiddetli tablo.

Bu tür durumlarda öncelik, altta yatan organik patolojiyi ekarte etmektir.

10. Fizyonet’te boyun kaynaklı kulak çınlaması için değerlendirme süreci nasıl işliyor?

Fizyonet İstanbul’da süreç genellikle şu adımlarla ilerler:

  1. Ön görüşme ve öykü alma: Çınlamanın başlama zamanı, tetikleyiciler, eşlik eden hastalıklar detaylıca sorgulanır.
  2. Postür ve hareket analizi: Boyun, sırt ve omuz kuşağı duruşu; hareket açıklığı ve kas dengesizlikleri değerlendirilir.
  3. Somatik modülasyon testleri: Boyun ve çene hareketleriyle çınlamanın değişip değişmediğine bakılır.
  4. Risk taraması: Kırmızı bayrak bulguları varsa KBB / nöroloji yönlendirmesi yapılır.
  5. Kişiye özel program: Manuel terapi, myofasyal gevşetme, egzersiz ve postür eğitimi içeren bir plan oluşturulur.

Tüm süreçte amaç, sizi gereksiz umut vermeden, bilimsel veriler doğrultusunda bilgilendirmek ve boyunla ilişkili faktörleri mümkün olduğunca kontrol altına almaktır.


Kaynaklar (Seçilmiş)

  • Delen, V. & Bozan, N. (2023). The Association of Vertigo and Tinnitus with Loss of Cervical Lordosis. Van Tıp Dergisi, 30(2), 81–87.
  • Haider, H.F. et al. (2017). Pathophysiology, Diagnosis and Treatment of Somatosensory Tinnitus: A Scoping Review. Front. Neurosci., 11:207.
  • Ralli, E. et al. (2017). Somatic Tinnitus. Int. Tinnitus J., 21(2), 119–131.
  • Kaute, B.B. (1998). The Influence of Atlas Therapy on Tinnitus. Int. Tinnitus J., 4(2), 165–167.
  • Michiels, S. et al. (2016). Does Multi-Modal Cervical Physical Therapy Improve Tinnitus in Patients with Cervicogenic Somatic Tinnitus? Manual Therapy, 26:125–131.
  • Ross, H.A. et al. (2010). Association Between Subjective Tinnitus and Cervical Spine or Temporomandibular Disorders. Clin. Otolaryngol., 35(3), 202–207.
  • Hauser, R. (2020). Tinnitus and Cervical Spine Instability. Journal of Prolotherapy, 12(1).
  • Simões, J. et al. (2019). Physical Symptoms in Patients With Tinnitus: An Internet-Based Survey. Interact. J. Med. Res., 8(3):e14519.
  • Shore, S.E. et al. (2018). Bimodal Stimulation in Tinnitus: A Computational Model. JAMA Otolaryngol. Head Neck Surg., 144(9), 712–719.
  • Lipowsky, F. et al. (2021). Cervical Exercise Treatment for Somatic Tinnitus: A Randomized Controlled Trial. Ear Hear., 42(6), 1595–1604.
  • Boyun Ağrısı ile Kulak Çınlaması Arasındaki İlişki: Atlas, Postür ve Sinir Sistemi Üzerine Bilimsel Bir İnceleme
  • Somatosensory Tinnitus: Neurological Connections”
  • NIH – Tinnitus Genel Bilgi Sayfası
  • Cleveland Clinic – Cervicogenic Dizziness & Boyun bağlantısı
  • ) Harvard Health – Boyun Gerginliği ve Baş-Boyun Baskısı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Son yazılar..

MastodonHemen Randevu Al